Tavla tahtası neden bir takvimdir?
Otuz pul, iki zar, bir tahta. Bin beş yüz yıl önce İran'da biri oturup bunların ne anlama geldiğini yazdı — ve o metin bugün hâlâ elimizde.
Kahvehanede, evde, yolculukta. Tavla Türkiye'de en çok oynanan oyunlardan biri. Ama tahtadaki sayıların rastgele seçilmediğini bilen çok az kişi var.
Bu yazıda üç şey var: tahtanın neyi temsil ettiği, zarın altı yüzünün ne anlama geldiği, ve videomuza gelen o soru — "peki 31 çeken aylar?"
Metin nereden geliyor?
Kaynak, Sasani dönemine ait Pehlevice (Orta Farsça) bir metin:
Wizārišn ī Čatrang ud Nihišn ī Nēw-Ardaxšīr Satrancın Açıklaması ve Nard'ın İcadı
Metne göre Hindistan'dan Sasani sarayına bir hediye gelir: satranç. Yanında da bir meydan okuma — kurallarını çözün. Şah Hüsrev Anuşirvan'ın veziri Bozorgmehr satrancı çözer, sonra karşılık olarak kendi oyununu gönderir: nard. Bugün tavla dediğimiz oyun.
Hint elçileri nard'ı çözemez. Şah sorar: peki bu oyunun anlamı nedir? Bozorgmehr'in cevabı, tavlayı bir dünya modeline dönüştürür.
Bozorgmehr'in gerçekten yaşayıp yaşamadığı tartışmalı. Sasani kayıtlarında bu isimde bir vezir açıkça geçmiyor; büyük ihtimalle edebî bir figür. Ama metnin kendisi gerçek ve dönemin düşüncesini yansıtıyor.
Tahta neyi temsil ediyor?
- Tahta
- Yeryüzü
- 30 pul
- Ayın otuz günü
- 15 beyaz pul
- Gündüz
- 15 siyah pul
- Gece
- Pulların dönüşü
- Göğün ve yıldızların dönüşü
- Zar
- İnsanın seçemediği şey — kader
Pulların tahtaya dizilmesi doğuşu, tahtadan kalkması göçüşü temsil ediyor. Yani bir oyun, baştan sona bir ömür. Metinde ayrıca yedi gezegen ve on iki burç geçiyor; pulların hareketi bu düzene bağlanıyor.
Sık yapılan bir hata: "24 hane günün 24 saatidir" yorumunu çok yerde görürsünüz. Bu yorum metinde geçmiyor; sonradan eklenmiş popüler bir açıklama. Metnin kendisi otuz pulu ayın günlerine, beyaz–siyah ayrımını gündüz ve geceye bağlıyor.
Zarın altı yüzü
Metin zarın her sayısına ayrı bir karşılık veriyor.
- Bir — Ohrmazd Tek olan. Tüm iyiliğin kaynağı.
- İki — İki dünya Görünen ve görünmeyen; madde ve ruh. Mēnōg ve gētīg.
- Üç — Üç ilke İyi düşünce, iyi söz, iyi davranış.
- Dört — Dört unsur, dört yön Ateş, hava, su, toprak.
- Beş — Beş ışık Güneş, ay, yıldızlar, ateş ve gökten inen ışık.
- Altı — Altı Gahanbar Yaratılışın altı dönemi.
Yani zar şansı temsil etmiyor — hiç etmedi. Zar, insanın seçemediği kısmı temsil ediyor. Satranç tamamen akılla oynanır; orada şans yoktur. Nard ise şansı kasıtlı olarak oyunun içine aldı.
Hamleyi siz seçersiniz. Zarı seçemezsiniz.
Peki 31 çeken aylar?
Videomuza gelen en iyi soru buydu. Cevabı eski İran takviminde.
Eski İran takviminde 31 çeken ay yoktu. Her ay tam otuz gündü.
12 ay × 30 gün = 360 gün
Güneş yılının geri kalan beş günü hiçbir aya ait değildi.
Kalan beş günü aylara dağıtmadılar. Yılın sonuna aldılar — hiçbir aya ait olmayan, ayrı tutulan günler olarak. Zerdüşt geleneğinde bu beş güne Gatha günleri denir; her biri Zerdüşt'ün ilahilerinden birine adanmıştır. Hemen ardından Nevruz gelir ve yıl yeniden başlar.
Takvim bozulmadı. Artan kısım takvimin dışında tutuldu.
Bu yüzden tahtadaki otuz pul bir aya tam denk geliyordu. 31 çeken aylar çok sonra, Roma takviminden geldi.
Ya çeyrek gün?
Güneş yılı tam 365 gün değil, yaklaşık 365,25 gün. 360 + 5 dediğinizde geriye çeyrek gün kalıyor ve takvim her dört yılda bir gün kayıyor.
Eski takvimde bunun düzenli bir çözümü yoktu. Kaynaklarda yaklaşık 120 yılda bir fazladan ay ekleme girişimlerinden söz edilir, ama bunun sistemli olarak uygulanıp uygulanmadığı tartışmalı.
Sorun çok sonra çözüldü. 1079 yılında, Melikşah döneminde, aralarında Ömer Hayyam'ın da bulunduğu bir astronom ekibi Celâlî takvimini hazırladı. Bu takvim yılın başlangıcını gözlemlenen ilkbahar ekinoksuna bağlar ve bu yönüyle Gregoryen takviminden daha hassastır. Bugünkü İran takviminin temeli odur.
Evet, aynı Ömer Hayyam. Rubailerin şairi.
Peki oyun ne kadar eski?
Metin bin beş yüz yıllık. Ama oyun çok daha eski.
Bugüne kadar bulunmuş en eski eksiksiz kutu oyunu takımı, İran'ın güneydoğusunda Sistan'daki Şehr-i Sûhte — Yanık Şehir — kazılarında, 731 numaralı mezardan çıktı. Yaklaşık MÖ 2600–2400.
Takımda üzerine yirmi kez kıvrılan bir yılan oyulmuş bir tahta, firuze ve akikten altmış mühre, ve iki zar vardı.
Bu tavlanın atası mı? Doğrudan öyle demek zor. Mısır'daki Senet daha eskidir ama takımı tam değildir; Mezopotamya'daki Ur Oyunu yaklaşık aynı yaştadır. Şehr-i Sûhte buluntusunun özelliği en eski olması değil — eksiksiz olarak bulunmuş en eski takım olması.
Özet
- Tavla tahtası bir dünya modeli olarak tasarlandı: tahta yeryüzü, pullar insanlar, zar kader.
- Otuz pul ayın otuz günü; on beş beyaz gündüz, on beş siyah gece.
- Zarın altı yüzünün her birinin ayrı bir karşılığı var.
- Eski İran takviminde her ay otuz gündü; artan beş gün yılın sonunda ayrı tutuluyordu.
- Kalan çeyrek gün sorununu 1079'da Ömer Hayyam ve ekibi çözdü.
Bir dahaki sefere tahtaya oturduğunuzda pullara bir bakın. Elinizde bin beş yüz yıllık bir cevap var.
Kaynaklar
- Wizārišn ī Čatrang ud Nihišn ī Nēw-Ardaxšīr — Pehlevice metin. En eski nüshası, 1322'de Mihrābān Kayhusraw tarafından istinsah edilen MK kodeksi.
- Jamasp-Asana, Pahlavi Texts, Bombay, 1897–1913 — metnin ilk basımı.
- Touraj Daryaee, On the Explanation of Chess and Backgammon, 2016 — transkripsiyon ve çeviri.
- Touraj Daryaee, "Mind, Body, and the Cosmos: Chess and Backgammon in Ancient Persia", Iranian Studies 35, 2002.
- Firdevsi, Şehname — satranç ve nard hikâyesinin edebî anlatımı.
- Şehr-i Sûhte kazı raporları, Sistan-Belucistan, İran.
Ebrişem Gallery Panora AVM, Oran Mah. Turan Güneş Bulvarı No: 31/169, Çankaya, Ankara
Her gün 10:00–22:00
İsfahan işi hatem tavla setlerimiz için koleksiyonumuza göz atabilirsiniz.
TR
English












